1- Sizi tanıyabilir miyiz?
Ben Kevork Benlioğlu, 1958 İstanbul doğumluyum. Liseyi 1977 yılında Kabataş Erkek Lisesi’nde tamamladım. Aynı yıl İstanbul Teknik Üniversitesi, Elektronik ve Haberleşme bölümüne girdim. 1982 yılında mezun oldum. İki sene özel sektörde çalıştıktan sonra askerlik görevimi tamamladım ve 1990 yılına kadar özel sektörde arge ve üretim bölümlerinde çalışmaya devam ettim. 1990 yılı başında şu an çalışmakta olduğum şirkete ortak olarak katıldım ve 27 yıldır çalışıyorum.

2- Çalıştığınız şirket hakkında ve içerisinde bulunduğu sektör hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?
Çalıştığım şirket EEC Elektonik, acil aydınlatma konusunda uzman bir kuruluş. Acil aydınlatma, normal aydınlatma sisteminin yangın, deprem, terör, sabotaj gibi nedenlerle devre dışı kalması sonucu derhal devreye girerek insanların güvenli bir şekilde tahliye edilmesini sağlayan ikincil bir aydınlatma türü. Türkiye’de üretici olan başka işletmeler da var ancak ihracat yapan sadece EEC Elektronik. Acil aydınlatma; yangın, güvenlik, aydınlatma, elektrik, elektronik, mimari gibi birçok farklı disiplinle etkileşen bir mühendislik dalı ancak üretilen ürün itibarı ile aydınlatma sektöründe yer almaktayız. Sektörde herkes elektrik varken aydınlatma yaparken, biz yangın, deprem, sabotaj gibi acil durumlarda elektrik kesildiğinde aydınlatma ve yönlendirme yaparak insanların çıkışları bulmasını sağlıyoruz. İçinde bulunduğumuz sektör led teknolojisinin dönüşümü dolayısıyla rekabetin yüksek ve yoğun olarak yaşandığı bir sektör. Biz de bu sektörde can emniyeti sağlayan bu ürünleri yüksek
kalitede fakat uygun fiyatlarla üreterek yurt içi ve ve ihracat pazarlarında yer almaya çalışıyoruz.

3- Bu sektörde ve/veya departmanda çalışmaya nasıl karar verdiniz? Sahip olduğunuz hangi
özellikler bu seçimde etkili oldu?
Bizi bu sektörde çalışmaya biraz da tesadüfler itti. Çalışmakta olduğumuz şirketlerde elde ettiğimiz sonuçlar ve arge çalışmaları bizi buraya getirdi. Şöyle ki 1980’li yıllarda topluma açık binalarda acil aydınlatma kullanılması konusunda bir mecburiyet yoktu dolayısıyla pazar küçüktü. O dönemde ithalat yapmak da zordu. Biz de bu dönemde önceleri yurt dışı fuarlarını ziyaret edip yabancı ürünlerden esinlenerek ancak daha sonrasında ar-ge çalışmalarında bulunarak ve taşları üst üste koyarak bazı ürünler geliştirdik. Türkiye’nin giderek global hale gelmesi ve AB uyum yasaları dolayısıyla sektörde gümrük vergileri sıfırlandı ve pazara yabancı ürünler girmeye ve rekabet artmaya başladı. Biz de bu dönemde ithal ürünler ile rekabet ederek ürünlerimizi geliştirmeye ve yurt dışına da satmaya çalıştık. Vizyonumuzu yüksek tutmamız, çevre coğrafyada bulunan pazarlarda fiyat ve kalite
dengesini sağlayarak ürün üretmeye çalışmamız şirket olarak pazarda iyi bir konumda yer almamıza neden oldu. Yurt dışı fuarlarına katılmamız, ektördeki gelişmeleri takip etmemizin ve müşteri isteklerini yerine getirmemizin başarılı olmamıza faydası oldu. Sektör sürekli değişiyor ve biz de bu değişimin içinde olmaya çalışıyoruz.

4- Sizce çalışılan alanın kendinize uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?
Bilime ve elektronik konusuna küçüklüğümden beri merakım vardı. Bu merak halen devam ediyor tabi, dolayısıyla yaptığım işi de severek yapıyorum. İnsanlar işlerini sevdikleri ölçüde başarılı olurlar. Bugüne kadar çalıştığım işletmeler merakımı giderme noktasında bana çok yardımcı oldu ve kendimi geliştirerek bu şirketlerde yönetici olarak çalışmaya başladım. Sonuçta elektronik sektöründe hobim olan işi yapıyorum. Zaten araştırmalar sonucu insanlar sevmedikleri mesleği yapmaya zorlanırsa ömür yıpranır. Severek yaptığım bu meslekte gece gündüz işin içindeyiz.
5- Daha önce şu ankinden farklı bir sektör veya departmanda çalıştınız mı? Çalıştıysanız bu
değişikliğe sebep olan neydi?

Daha önce farklı bir sektörde çalışmadım hep aynı sektörün içinde yer aldım. Bu da benim kişisel olarak gelişmeme fayda sağladı. Bu sayede içinde olduğum sektörde iki tane sivil toplum örgütünde yöneticilik yapıyorum ve sektördeki tecrübelerimi başkaları ile paylaşmaya ve sektörün kalkınmasına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Aslında geriye dönüp baktığım zaman fark etmedim ancak sivil toplum örgütlerinde çalışmaya başlayınca, sektörü ve insanları tanıdıkça insanların bilgiye ve yardıma ihtiyacı olduğunu görüp bunlara yardımcı olmak ayrı bir haz tabi. Farklı bir departmanda çalışmadım. Hep üretim, arge gibi teknik işlerin içinde oldum. Tabi konum itibari ile satış ile de ilgileniyorum şöyle ki bazı projelerde bazen teknik bilgileri aktarmak gerekiyor, bu aşamada satış birimindeki arkadaşlara yardımcı oluyorum.

6- Sahip olduğunuz kariyerde bu aşamaya gelmek için neler yaptınız?
Bugün okuldan mezun olduğunuz anda sadece o meslekte alfabeyi öğrenmiş oluyorsunuz. Ondan sonrası sizin iş hayatını takip edip ileriye götürmenize bağlı. Ben de mezun olunca içimdeki bilgi açlığıyla sektördeki gelişmeleri takip etmeye çalıştım. Günümüzde bilginin yenilenme süreci çok düştü yani eskiden yeni mezun olan bir kişinin on yılda o bilgileri unuttuğu veya on yıl sonra artık o öğrendiklerinin işe yaramaz olduğu bilinirken şimdi bu süre çok azaldı. Şimdi yeni mezun olan bir kişi belki iki yıl hiçbir şey yapmazsa iki yıl sonra neredeyse tüm bildikleri sıfırlanmış olacak. Dolayısıyla bizim de bu gelişmeleri takip etmemiz için, bu kariyerimizi daha ileri götürmemiz için, bilgimizi tecrübelerimizi aktarabilmek için sürekli ne oluyor, ne bitiyor bunu takip etmemiz lazım. Bizim içinde bulunduğumuz aydınlatma sektörü de yurt dışının öncü olduğu bir konu olduğu için yurt dışını takip etmemiz gerek. Bu açıdan kendimizi sürekli güncel tutmamız gerekiyor. Sürekli bir çalışma içinde olmamız gerek.

7- Çalıştığınız alanda kariyer sahibi olmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verirsiniz?
En önemlisi içinizdeki sesi dinleyin, bu hayat sizin. Dünyada neler olup bittiğini takip edin. Sosyal medyayı mesela LinkedIn iyi takip edin. Aynı zamanda web tabanlı elektronik dergileri takip edin. Karar vermeden önce biraz da şeytanın avukatlığını yapın, seçenekleri iyi değerlendirin. Yeniliklere hiçbir şekilde arkanızı dönmeyin, yeni seçenek ve fırsatlara hazırlıklı olun. İngilizce konusunu söylememe gerek var mı bilmiyorum, artık İngilizce olmazsa olmaz bir konu. Bugün en ufak bir konuda araştırma yapsanız karşınıza bir İngilizce döküman çıkıyor. Bilinçli bir şekilde çevre yapın, başkalarına karşı daha yumuşak ve yapıcı olun, affetmeyi de özür dilemeyi de bilin. Kendinize ve ailenize zaman ayırın, kendinize ve ailenize ara sıra ödül verin. Sağlık konusu da çok önemli, cep telefonunuza gösterdiğiniz özeni sağlığınıza da gösterin.

Free WordPress Themes, Free Android Games