1- Sizi tanıyabilir miyiz?

1969 Uşak doğumluyum. İlköğrenimi Uşak’ta tamamladıktan sonra üniversite için İstanbul yolunu tuttum. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İngilizce İktisat mezunuyum. Aynı üniversitede yüksek lisans eğitimi aldım. Üniversiteden hemen sonra Uşak’ta bulunan aile şirketlerinde çeşitli görevler aldım. Turk Mitsui Bank ve Benkar’da (Boyner grubu şirketi) farklı kademelerde çalıştım. 2000 de internet maceram başladı. Çiçek ve sebze yetiştirmek üzerine bir hobim var. Bunun için şirketimizin arka kısmında yoktan bir bahçe inşa ettik, ofisimizin içinde de botanik bitkilerin yer aldığı bir köşe kurduk. Tabi bunlardan daha önce kahve ve kahve pişirmek üzerine özel bir ilgim var. Ofisimde her çeşit kahve ikram edebilecek özel bir köşemiz var.

 

2- Çalıştığınız şirket hakkında ve içerisinde bulunduğu sektör hakkında kısaca bilgi verebilir misiniz?

ebebek, 2000 yılında temelleri atılmış bir şirket. O zaman bebek.com olarak, anne-babalara ve adaylarına temel çocuk gelişim bilgileri paylaşmak  üzerine kurgulanmış bir sağlık portalı olarak hayata geçti. Zamanla bu kitlenin ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli dönüşümler yaşadı. İlk önce bebeksitesi.com olarak başladık, sonra e-bebek.com olarak devam ettik. Şimdi ebebek.com olarak bebeveynlere hizmet veriyoruz. Ebebek’i biz, annenin ve bebeğin, doğum öncesinden başlayıp 4 yaşa kadar uzanan süreçteki tüm ihtiyaçlarını; kaliteli ürünler, güler yüzlü kadro, yüksek hizmet standartları, hesaplı fiyatlar, sınırsız bilgi ve alışveriş sonrası desteğiyle günün 24 saati karşılayan bir internet sitesi ve mağazalar zinciri olarak tanımlıyoruz. Şu anda ebebek.com web sitemiz dahil olmak üzere Türkiye’nin 39 ilinde 96 mağaza ile hizmet veriyoruz.

Hem perakende hem de e-ticaret sektörüne dahil bir yapımız var. Sizinde bileceğiniz üzere bu iki sektörde oldukça hareketli, dinamik sektörler. Anne-bebek sektörü ise birkaç özelliği itibari ile biraz daha farklılaşıyor. Konumuz bebeğide içerdiğinden, alışveriş alışkanlıkları ve yöntemleri biraz daha çeşitleniyor. Kişilerin alışverişten önce ürünü görme ve dokunma isteği çok daha fazla. Bu yönü ile e-ticaretten biraz ayrılıyoruz. Bununla birlikte anne-bebek ürünlerine ihtiyaç duymanın zamanı, tam olarak bir plana ve düzene dayanamadığından, her an ulaşılabilir olmak gibi bir durumda söz konusu. Bu yönü ile de perakende sektöründen biraz farklılaşıyoruz.

Bizim bakış açımız şu; internet ve mağaza, ikiz kardeşlerdir. Nasıl ki bir anne-baba ikiz bebekleri arasında sevgi bağlamında bir üstünlük iddia edemez ise, bizim için de mağazalarımız ve web sitemiz arasında bir farklılık yok. Her ikisine de aynı mesafede ve istedikleri şekilde ilgi ile yaklaşıyoruz. Ayrıca interneti öncelikli olarak bir satış kanalı olarak değil, pazarlama ve iletişim kanalı olarak görüyoruz. Bu sebeplerden dolayı, her ikisine aslında şu mesajı veriyoruz; siz kardeşsiniz ve birbirinize muhtaçsınız, birlikte hareket etmek zorundasınız.

Bu bakış açımızdan hareketle, gelişen teknoloji ve dinamikleri de baz alarak, bebeveynlere tüm kanallarımızda kaliteli bir hizmet sunmanın gayreti ile çalışmaya devam ediyoruz.

3- Bu sektörde ve/veya departmanda çalışmaya nasıl karar verdiniz? Sahip olduğunuz hangi özellikler bu seçimde etkili oldu?

Üniversite yıllarında eğitimlerine bir şekilde destek olduğumuz 2 arkadaş ile bir gün “İnternette bal tutan parmağını yalıyor, biz de birşeyler yapabilir miyiz?” düşüncesinden hareketle bir çalışma toplantısı yapmak üzere buluştuk. Sonunda bugünkü cimri.com veya akakce.com gibi; ne, nerede, en ucuza satılıyor, bunu göstermek üzere bir iş modeli kurguladık. Domaimiz, enucuz.com.tr olacak(tı). Şirketimizi de En Ucuz Pazarlama Tur. Rek. Tel. Tic. A.Ş. adı ile kurduk. Sonra domain için ODTÜ’ye bir dilekçe ile başvurduk. ODTÜ bize bu domaini vermedi. Yazılı bir gerekçede sunmadı. Çok jenerik bulmuşlar, ondan veremezlermiş. Telefonda aldığımız açıklama böyle idi. O günlerde ne yaptı isek domaini alamadık. Şirketi kurduğumuzla kaldık ve projemizi hayata geçiremedik. Sonra yukarıda bahsettiğim gibi, bebek.com dan ebebek.com’a evrilen bir sürecimiz oldu.

2000 yılı sonlarına doğru ebebek.com projemiz için, o zamanların meşhur internet servis şirketi İXİR ile görüşmeler yaptık. Tüm projelerimizi kendilerine anlattık. Tam sözleşme imza gününden bir gün önce bizi arayacak “Sizinle işbirliği yapmaktan vazgeçtik” dediler. Hem de bir gerekçe vs. sunmadan. Nasıl olur demeye kalmadan, tüm projelerimizi yavaş yavaş onların kendi web sitelerinde görmeye başladık. Bu bizi derinden üzdü ve işimize daha da sıkı sarılmamıza vesile oldu. Biz kendi projemize gerçekten inanıyorduk. İXİR’e anlatmış ve onlarda uygulamaya koymuş olabilirlerdi. Ama inancımızı onlara vermemiştik. Nitekim, İXİR birkaç yıl sonra yok oldu. Ebebek ise o günlerden bugünlere kadar gelmeyi başardı.

4- Sizce çalışılan alanın kendinize uygun olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Ben samimi bir kalbin, sahibini yanıltabileceğine inanmıyorum. Eğer bir işi yaparken mutlu olduğunuzu, heyecanlandığınızı hissediyor, o işe ve sonuçlarına karşı bir mutluluk duyuyor iseniz, bu alan tam size göredir. Üniversite okuyan ya da bir tercih aşamasına gelmiş gençlere tavsiyem, geçmiş tecrübelerine dönüp bakmaları. Hayat onları bir noktaya hazırlıyor. Eğer noktaları doğru belirleyip birleştirebilirseniz ve gerekli noktada bu birleşme için yeterli sabrı, gayreti gösterirseniz başarı kaçınılmaz olacaktır.

 

5- Daha önce şu ankinden farklı bir sektör veya departmanda çalıştınız mı? Çalıştıysanız bu değişikliğe sebep olan neydi?

Üniversiten sonra aile şirketlerinde çalıştığımı belirtmiştim. Bunlar benim zamanımda Anadolu’da yaygın olarak bulunan tekstil şirketleri idi. Bir dönem ulaşım sektöründe ve bankacılık sektöründe de görev aldım. Ayrıca Türkiye’nin 6. özel radyosunun da (şu an radyo benim değil) kurucusuyum.

Bunların yanında, 2000 yılında başlayan ve ateşi bizi yavaş yavaş saran bir hayalim vardı. Ona inandık ve vazgeçmedik. Hayatımızdaki tüm fırsatları geride bırakıp onun peşinden gittik.

6- Sahip olduğunuz kariyerde bu aşamaya gelmek için neler yaptınız?

Bu soruyu bir ropörtajda cevaplamak mümkün mü emin değilim. Zaman zaman gittiğim etkinliklerde bu ve benzer manadaki sorulara en az 1 saat konuşarak cevap veriyorum.

Çok çalıştık. Sabırla çalıştık. Bazı şeylerin sahibi olabilmek için evimizi ve arabamızı sattık. Borçlar altına girdik, çalıştık. Lastik dükkanından mağaza yapmak için çalıştık. Sabahları 5’te kalkıp ürün dizmek için çalıştık. Ayın sonunda maaşları ödeyebilmek için çalıştık. 700 m2 mağazayı ürün doldurmak için çalıştık. 5000 m2 mağazaya için tüm çevremizi ikna etmek için çalıştık. Çeklerimizi ödemek için çalıştık. Yanan Çamlıca mağazamız ve Genel Müdürlüğümüzü yeniden inşa etmek için çalıştık. Bozulan moralleri düzeltmek için çalıştık. Eğer bir girişim iseniz, bir start-up iseniz, herşey için çalışmanız gerekir. Bardakları yıkamak için de, yatırımcı görüşmeleri yapmak ve raporlar hazırlamak için de. Herkesin başlamak için, ilk adımı atmak için heyecanı olabilir ama önemli olan sonrasında çalışmak için sabrınızın olup olmadığı. Biz heyecanla yola çıktık, sabırla çalıştık ve sonunda nasibimize ulaştık.

7- Çalıştığınız alanda kariyer sahibi olmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

Eğer kastınız bir girişim, start-up hayata geçirmek ise, herşeyden önce şunu cümleyi unutmanız gerekir. “Bu benim işim değil.” İşe bu cümleyi unutarak başlamalısınız. Herşeyi yapmayı, her taşı kaldırmayı, gocunmadan, gücenmeden, alınmadan, sıkılmadan, yüksünmeden ufağından büyüğüne tüm işleri tamamlamayı göze almalısınız. Liderlik, yöneticilik içinde şunu barındırır; bir işi yapabileceğine inandığınız insanlara delege edersiniz ama kimseyi bulamaz ya da onlar işlerini yapmaz ise o zaman siz yaparsınız. Bugüne kadarki deneyimlerim bana şunu öğretti; her işin başı samimi ve iyi bir niyet. Eğer niyetiniz düzgün ise, eninde sonunda siz doğru yola, başarıya ve hayal ettiklerinize ulaşıyorsunuz. Aksi durumda zaten hayat size niyetinizi düzeltmeniz için bir çok engel çıkartıyor. Kimimiz bunu anlıyor ve doğru işleri doğru şekilde yapmaya başlıyoruz. Kimimiz ise engellere takılıp yolda kalıyor. Niyetten sonrası ise, gayret. Sonucuna ve başarıya inanarak gayret etmek, işin gerektirdiği tüm şartları sağlamak için azimle çalışmak başarının diğer faktörlerinden. Sonuncu önerim ise, sabretmeniz. Bazı şeyleri hemen istemek, onların gerçekleşmesinin önündeki en büyük engel. Doğa kanunları, insan fıtrafı ne derseniz diyin, hayatta önemli değişimler hep zaman alır, hiçbir şey bir anda gerçekleşmez. Bu yüzden bazı değişimleri tamamlamak, belli noktalara ulaşmak sabır gerektirir. Sabırdan kastım durup beklemeyi gerektiren durağan bir süreç değil. Aksine iyi bir niyetle başlayan ve gayretle devam eden dinamik bir süreç. Sabır güzel bir cümleyi tamamlayan nokta misali. Olmaz ise cümlenin bir anlamı olmaz.

Eğer bu sorudan kastınız perakende sektöründe bir kariyer ise; iyi insan ilişkilerini sağlayacak tüm yönlerde gelişmeniz şart. Çünkü bu sektörde işiniz insan. İnsanlara, insanlar aracılığı ile ürün ya da hizmet sunuyorsunuz. İster mavi yaka ister beyaz yaka çalışan olun, iyi bir insan olmanın gereklerini yerine getirmeden başarıya ulaşmanız zor. Doğal seleksiyonda elenip gitmeniz kaçınılmaz. İyi görünmek, iyi konuşmak, iyi anlamak, iyi anlatmak ve tarafları mutlu edecek güzel bir çözüme ulaşmak zorundasınız. Değişimi ve yenilenmeyi sürekli gündeminize tutmanız gerekir. Çağı yakalamanıza yardımcı olacak, sizi değerli kılacak bununla birlikte mensubu bulunduğunuz aileniz, cemiyetiniz, işyeriniz ve ülkeniz için bir değer üretmenize imkan tanıyacak, tüm yetkinlikleri edinmek için çalışmak, çalışmak, çalışmak zorundasınız.

Teşekkürler…

Free WordPress Themes, Free Android Games