Atilla Kemal Oğuz | Röportaj

Tepe İnşaat Genel Müdürü

Atilla Kemal Oğuz

Merhaba Atilla Bey, sizi tanıyabilir miyiz?

1963 Ankara doğumluyum, eğitimde kalitenin ve eşitliğin olduğu bir dönemde hep devlet okullarında okudum, 1982’de Kuleli Askeri Lisesi’nden, 1989’da Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldum. Ayrıca Bilkent Üniversitesi Executive MBA Programı’nı tamamladım. Hep çok sevdiğim mesleğimin en küçük kademelerinden başlayarak çalışma hayatına atıldım. 30 yıllık meslek yaşamımda 17 yıldır Tepe Grubundayım ve 10 yıldır da Tepe İnşaat’ın Genel Müdürlük görevini yürütüyorum. Aynı zamanda Tepe Türkmen İnşaat ve Tic.AŞ., Tepe Servis ve Yönetim AŞ. ve Meteksan Savunma AŞ. Yönetim Kurulu üyesiyim. Türk-Amerikan İş Konseyi Virginia Eyalet Başkanı ve Bilkent Üniversitesi İşletme Fakültesi MBA/EMBA Danışma Kurulu üyesiyim. Üç sporcu çocuk babasıyım.

Bu sektörde çalışmaya nasıl karar verdiniz? Sahip olduğunuz hangi özellikler bu seçimde etkili oldu?

Aslında ailemin ve aile çevremin çok iç içe olduğu İnşaat sektörüne aşinaydım zaten.

Müteahhit babam ve mühendis amcam olduğu için sanırım etkisi oldu, beni bu sektöre yönlendirdiler ve onların tavsiyelerini saygı ile kabullendim. Öğrenme ve gelişime tutkulu iseniz, arkasına azminizi koyarsanız sizi güzel bir yolculuk bekliyor diyebilirim ancak hiçbir yolculuk kolay olmayacak, bunu da bilelim.

 

Sizce iyi bir meslek seçimi nasıl yapılmalı?

İnsan kendisini keşfetmeli, başkalarının düşünce ve tavsiyelerine de açık olmalıdır. İçinizdeki öğrenme ve merak duygunuz sizleri bir yere taşıyacak, mesele sizin onun ne kadar bilincinde olduğunuz ile ilgili. Kontrolünüzde olmasa da üzülmeyin, kendi doğal mecrasında yolunuzu bulacaksınız.

Baş döndüren hızlı bir gelişimin olduğu günümüzde gençlere iyi bir meslek seçme konusunda köşeli  tavsiyeler verecek durumda değilim, çünkü sizlerin yetiştiği imkanlar bambaşka, bizim hayal bile edemeyeceğimiz bilgiye erişim olanağı içinde büyüdünüz, kendi kararlarınızı kendiniz geliştirecek yüksek bilince ve bilgiye sahipsiniz, meslek seçiminde sadece romantik olmamanızı öneririm.

Bence Mühendislik eğitimi bir ayrıcalıktır, mühendis olmak sizlere analitik düşünme ve analiz yeteneği kazandırır, ancak belirtmek isterim ki artık salt bir mühendis olmanız yeterli olmayacak, ek donatılara ihtiyacınız olacak, ihtiyaç programınızı kendiniz yapabiliyor olmanız gerekiyor. Tavsiyeleri de mutlaka dikkate alın derim. Benim tavsiye listem ise: Finans, Strateji, Marketing, Hukuk, Digital, IT, iletişim, sosyal medya, girişimcilik konularında okuryazar seviyesinde olmalısınız.

 

Ülkemizde inşaat sektörünün son zamanlarda yaşadığı sorunlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Gelecekte inşaat sektörünü ne bekliyor?

Sadece İnşaat sektörü değil, diğer bütün sektörlerde iniş ve çıkışlar yaşanır, bunlar iş hayatının doğasında olan şeyler. İnşaat sektörü bugün düşüşte ancak zamanı gelince düzeltme hareketleri göreceğiz. İnşaat sektörü insan medeniyetini şekillendirir, medeniyet varoldukça ve ilerlemeye devam ettikçe inşaat sektörü varolacaktır, mühendislere olan ihtiyaç tabii ki devam edecektir.

 

Gençlerin inşaat mühendisliği bölümüne ilgilerinin azalmasını nasıl yorumluyorsunuz? Sizce hala tercih edilmesi gereken bir bölüm mü?

Ülkemizde son yıllarda çok fazla inşaat, mimarlık ve iç mimarlık fakülteleri açıldı. Nicelik, niteliğin önüne geçti ve maalesef kalite düştü. Arz-talep dengesi bozuldu, eğitim kalitesini hala koruyan üniversitelerimizden mezunlara her zaman ihtiyaç var. Mühendis mutlaka en az bir dil hatta ikinci dil bilmelidir. İnşaat sektörü küresel endüstridir ve dünyanın her yerinde geçerli bir meslektir, 12 trilyon dolarlık bir hacimden bahsediyoruz.

 

Çalıştığınız alanda kariyer sahibi olmak isteyenlere ne gibi tavsiyeler verirsiniz?

Kariyer kelimesinin hayatınızı zehirlemesine izin vermeyin, sizleri mutsuz etmesine izin vermeyin.

Bugün bir sinema yönetmeni, çiftçi ya da bir şef olsaydım eminim aynı derecede mutlu olabilirdim. Bir zamanlar aklımın ucundan geçirmediğim meslekler aslında. Dolayısı ile sizlere öncelikle vizyoner olmanızı, tutkulu olmanızı onun için de bol bol okumanızı, seyahat etmenizi, vizyoner insanları tanımanızı ve takip etmenizi önereceğim. Sizleri eğiten, kurumsal ve küresel şirketlerde çalışın, meslek hayatınız boyunca 4 farklı şirkette çalışmış olmanız sizlere ayrıca katkı sağlayacaktır.

 

Kariyer alanında sizi en çok zorlayan olay neydi, biraz bahsedebilir misiniz ?

Türk Yönetim kültürünün en büyük zafiyeti biat kültürünün hakim olmasıdır. Şirkete sadakat ve üst yönetimdeki kişilere sadakat beklenir, yönetilir olmanız beklenir, onlarla aynı düşünmeniz beklenir, kariyeriniz biat derecenize bağlı şekillendirecekler, kariyerinizi belirleyen kaderinizin avcılarıdır.

Dürüst ve karakterli insanlar için biat etmek yerine aslolan işine sadakattir, nerede ve kiminle çalışırsa çalışsın ‘’İŞİNE SADAKAT’’’i ön planda tutarlar. Özgürce fikirlerini beyan ederler, şirketlere en faydalı olanlar bu tip çalışanlardır. Kendi yolculuğumda aslında kariyer yapmaya çalışmadım, işime sadakati ön planda tuttum ve anlaşılana kadar da çok yoruldum. Yorulmaya da devam ediyorum.

 

Kariyer basamaklarını tırmanırken sizi sıfırdan bu noktaya getiren en önemli özelliğiniz neydi?

 

Sadece ‘’TUTKU ve AZİM’’’dir.