Barbaros Özbugutu | Röportaj

Co-Founder & CEO @ iyzico

-Barbaros Bey merhabalar, sizi tanıyabilir miyiz? Akademik alt yapınız, sektör geçmişiniz, iş dışı aktiviteleriniz ve ilgi alanlarınız nelerdir?

 

Kariyerime 1999 yılında Almanya’da telekomünikasyon devi Telefonica O2’nun call center operasyonunda attım. Daha öncesinde Almanya Landesliga’da 14 yıllık bir yarı-profesyonel futbolculuk geçmişim vardı. Telefonica O2’nun ardından 2005 yılında ödeme hizmetleri alanının dünya liderlerinden biri olan Firstdata’ya Operasyon Birim Müdürü ünvanıyla transfer oldum. 2007 yılında Firstdata iştiraki olan Telecash’e geçerek KOBİ Piyasasından Sorumlu Satış Müdürü olarak çalıştım. 2010 yılında da alternatif ödeme şirketlerinden Klarna’da Almanya pazarından sorumlu ülke müdürü olarak görev yaptım. iyzico’dan önce toplam 14 yıllık bir iş deneyimim oldu. İş dışındaki zamanlarımda futbol ve tenis oynamaktan keyif alıyorum.

 

-Üniversite yıllarında kariyer planlarınız ne yöndeydi? Bu planlara ulaşmak için ne yaptınız?

 

George Bernard Shaw’ın “Eğitimime okul yüzünden uzunca bir süre ara vermek zorunda kaldım.” diye ünlü bir sözü vardır. Sanırım benim için de böyle oldu. Almanya Bremen’de bir süre Bremen Sosyal Bilimler Teknik Yüksek Okulu’nda öğrenciydim, sonra başka bir üniversiteye gitme girişimim oldu. Ama ona da sadece 2 ay kadar dayanabildim. Dersler benim için çok teorik kalıyordu ve bir türlü üniversite hayatının içine giremedim. Teorik bilgiler yerine gündelik hayatta neler olup bittiğini daha çok merak ediyordum.

 

-Kendi girişiminizi kurmak her zaman aklınızda olan bir fikir miydi, bu işe girişirken çıkış noktanız ne oldu?

 

Ortağım Tahsin’le ne zaman bir araya gelsek sahip olduğumuz deneyimimizi, bilgi birikimimizi ve global ilişkilerimizi Türkiye’de nasıl kullanırız diye konuşuyorduk. Etki yaratmak, bir şeyleri sıfırdan başarmak, inandığın şeyin peşinden tutkuyla koşmak bize heyecan veriyordu. Türkiye’deki ödeme sistemleri konusunu iyice araştırdık ve e-ticaretteki güncel durumu analiz ettik. E-ticaret dünyanın yenilikçi çözümlere ihtiyacı vardı. Biz de bu amaçla 2013 yılında iyzico’yu kurduk.

 

-Girişim ekosisteminin size sağladığı olanaklar ve yüklediği sorumluluklar nelerdir? Girişim dünyasının kurumsal hayattan farklarından biraz bahsedebilir misiniz?

 

Girişim ekosistemiyle ilk tanışıklığım Klarna’da çalışmaya dönemde gerçekleşti. Daha öncesinde uzun yıllar kurumsal hayatta yer aldım. Girişimcilik ve kurumsal dünya arasındaki farkları değerlendirecek olursak, sanırım ilk söylemem gereken şey kurumsal hayatta bazı sınırlar belirli çizgilerle belirlenmişken girişimciliğin uçsuz bucaksız bir dünya olmasıdır. Girişimcilik dünyası, kendinizi sürekli olarak geliştirmenizi ve ani değişen durumlara karşı adapte olmanızı gerektiriyor. Girişiminizin başarıya ulaşmasıyla birlikte, sizden beklentiler de doğru orantılı olarak artıyor. İlk girişimini 35 yaşında hayata geçirmiş biri olarak, kurumsal hayatta edindiğim tecrübelerin de bana bu yolda fazlasıyla yardımcı olduğunu söyleyebilirim.

 

-Girişiminiz ülkemizde ve dünya çapında oldukça fazla yatırım alıyor & kullanılıyor. iyzico’yu bu konuma getirmek için neler yaptınız?

 

Ortağım Tahsin ve ben, Avrupa’da önemli kariyerlere sahiptik ve bu alanda fazlasıyla tecrübeliydik. iyzico’yu kurmaya karar verdiğimizde, her hafta Almanya’dan Türkiye’ye geliyor ve bankalara yapmak istediğimiz işi anlatıyorduk. Bu süreç bizim için fazlasıyla zorlu geçti ama asla vazgeçmedik. İlk anlaştığımız bankanın ardından gerisi de geldi. Bunun yanı sıra, doğru insanlarla bir araya gelmemiz de başarımızda fazlasıyla önemli bir rol oynadı. Benim ve Tahsin’in yolun başında kurduğu hayallere, bugün 130 kişi inanıyor. Tüm bunlar bir araya gelince, sanırım başarı da kaçınılmaz oluyor.

 

-Daha öncesinde batırdığınız bir girişiminiz oldu mu?

 

Hayır, olmadı. İlk girişimim iyzico.

 

-iyzico’da işler nasıl işliyor? Bize girişiminizde neler yaptığınızdan bahsedebilir misiniz? İş hayatınızdaki bir gününüz nasıl geçiyor?

 

Şu an iyzico’daki iş tanımımı en iyi karşılayan kavram sanırım mentorluk olur. iyzico’da circle yapısına sahibiz ve circle’lar onlarla birlikte belirlediğimiz hedefler doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor. Bu yapı, herkesin gerekli noktalarda insiyatif almasını ve kendini geliştirebilmesini de sağlıyor. Ben yalnızca desteğime ihtiyaç duydukları noktalarda devreye giriyorum. iyzico’yu kurduğumuz zaman ayrı bir odaya sahip değildim ve bu durum hala değişmedi. Tüm ekip arkadaşlarımla bir arada oturuyorum ve bana istedikleri zaman ulaşabiliyorlar. Bu durum, aramızdaki iletişimin de güçlü olmasını sağlıyor.

 

-Girişiminiz fintech gibi oldukça gündemde olan bir konu üzerine çalışmalar yürütüyor. Fintech hakkında neler düşünüyorsunuz, geleceğini nerede görüyorsunuz?

 

Fintech’ler, tüm dünyada etkisini her geçen gün daha da artırıyor. 2017 yılında dünyada 22,5 milyar $ yatırım alan fintech’ler, 2018’in yalnızca ilk yarısında 57,9 milyar $ yatırım aldı. Günümüzde müşteriler, bir finansal hizmetten oldukça kısa süre içerisinde hesap açmayı veya hızlı para gönderimi yapabilmeyi talep ediyor. Kısacası fintech’lerin sunduğu tüm avantajlar, müşterilerin de beklentisi haline gelmiş durumda. Önümüzdeki dönemde fintech’lerin tüm dünyada etkisini daha da artıracağını düşünüyorum.

 

-iyzico’da ne gibi iş olanakları var? Kariyerine bir girişimde başlamak isteyen öğrencilere önerileriniz neler?

 

Bugün iyzico’da 130 kişilik, 28 yaş ortalamalı genç bir ekibiz. Şirket olarak hızlı bir büyüme içerisindeyiz ve tüm ekiplerimizde farklı pozisyonlar için arayışımız mevcut. Kariyerinin başındaki arkadaşlar için en önemli tavsiyem kalıplara takılıp, size neyi nasıl yapmanız gerektiğini söyleyen kuralların peşinden gitmeyin. Yabancı dil olmazsa olmaz. Bu sadece günlük iş hayatınız için değil dünyada neler oluyor, trendleri takip etmek için çok önemli.

 

Biz yeni mezun arkadaşlar için iyzicoder Graduate Program’ın ilkini geçtiğimiz yıl düzenledik ve birçok genç mühendis adayını ekibimize dahil ettik. Güncel iş ilanları için Linkedin sayfasımızı takip edin.

 

-Bir girişimci için olmazsa olmaz özellikler nelerdir?

 

Bence tutkulu olmak, bir girişimci için olmazsa olmaz bir özellik. Girişimcilik oldukça uzun ve zorlu bir maraton. Bu yolda karşınıza birçok engel ve zorluk çıkabilir. Böyle durumlarda, hedeflerinize ulaşmak için pes etmeden devam etmeniz gerekiyor. Bir diğer özellik, doğru zamanda bazı işleri sizden daha iyi yönetebilecek kişilere devredebiliyor olmaktır. “Her şeyin en iyisini ben bilirim.” düşüncesi, çoğunluklu sağlıklı sonuçlar ortaya çıkartmıyor. Hedeflerinize ulaşmak için, mutlaka doğru kişilerle bir araya gelmelisiniz. Son olarak, hiçbir zaman “Ben oldum.” düşüncesine kapılmamalısınız. Elde edilen başarıları ve kazanımları yeterli olarak görmek, bir girişimci için fazlasıyla tehlikeli bir durumdur.