Seda Yalçın | Röportaj

Senior Software Engineer & Agile Coach @eBay

1-Merhabalar Seda Hanım sizi tanıyabilir miyiz? Akademik alt yapınız, sektör geçmişiniz, iş dışı aktiviteleriniz ve ilgi alanlarınız nelerdir? 

 

Merhabalar. Öncelikle bu tanışma fırsatı için çok teşekkür ederim. Ben Seda Yalçın, İstanbul Bilgi Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri 2010 yılı mezunuyum. İlk iş deneyimim benim için harika bir start-up tecrübesiydi. VeriHouse’ta 1 yıla yakın çalıştıktan sonra 2011 yılı sonunda GittiGidiyor’da Jr. Yazılım Mühendisi olarak çalışmaya başladım. 2014 yılı itibariyle Yazılım Mühendisi olarak devam ederken yönetimsel konulara ilgi duymaya başladım ve mühendisliğin yanı sıra Scrum Master rolünü de üstlendim. 2015-2017 yıllarında Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Web Projesi yönetimi ve Internet Programlama derslerini verme şansım oldu. Aynı yıllarda İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde MBA yapmaya başladım. Bölümün Finans, İstatistik ve Ekonomi hazırlık derslerini Harvard Business School’dan aldım ve 18 haftalık bir eğitim sonunda ‘CORe: Credential of Readiness’ programını tamamlamış oldum. 2018 yılından beri de Kıdemli Yazılım Mühendisi ve Agile Koç olarak GittiGidiyor’da çalışmaya devam ediyorum.

Sosyal içerik platformu Listelist üzerinden Agile çatısı ile ilgili mümkün olabildiğince Türkçe kaynak üretmeye çalışıyorum. Profesyonel hayatım dışında okumak, yazmak, öğrenmek, öğretmek, illustrasyon çizmek, piyano çalmak gibi sanatsal aktivitelerle ilgileniyorum.

 

2-Bize biraz işinizden bahseder misiniz? Bir yazılım mühendisi nasıl çalışır, ne işler yapar? 

 

Bir yazılım mühendisi her zaman problem çözer ama bunu yaparken zaman zaman problem de yaratabilir aslında. Bu yüzden analitik düşünme ve yeni teknolojileri öğrenip hızlıca adapte olabilmek bizim mesleğimizde oldukça önemli. Bazen tamamen yeni geliştirmeler yaparız, bazen de sistemde oluşan yazılım problemlerinin çözümü ve bakım işleri söz konusudur. Ancak günün sonunda temelde yaptığımız; problemi ya da isteği anlayıp başka bir dilde durumu çözebilmekten ibarettir. Benim için de durum farklı değil tabii ki. Hemen hemen her günüm böyle geçiyor.

 

3-Sizin bu alana yönelmeniz nasıl oldu? Kariyer planlarınız üniversite yıllarında mı belli oldu? 

 

Benim için gidilecek yol çok daha önceden belliydi. Çok küçük yaşlarda, henüz evlerimize bilgisayar girmemiş, tablet ve cep telefonları doğru düzgün piyasada yokken, bilgisayarla tanışma şansım oldu. Bunun yanı sıra her zaman matematik, yabancı dil ve sanat benim için ön plandaydı. Mesleki anlamda bilgisayar bilimlerini tercih etmemde ailemin katkısı ve yönlendirmesi de büyük rol oynadı tabii.

 

4-Dijital pazarlama alanında bir yazılım mühendisi ne gibi bir rol oynar? 

 

Aslında alan bağımsız olarak bir yazılım mühendisinin en temelde yaptığı şey her zaman çözüm üretmek ve istenileni her ortamda hayata geçirebilme kabiliyetinden ibaret. Dijital pazarlama alanı da bundan farklı değil.

 

5-Uzun süredir GittiGidiyor’da çalışıyorsunuz. Bu süreç nasıl başladı ve ilerledi? Hedefleriniz bu yönde miydi?

 

Çalıştığım start-up kapanmıştı. Hedefim büyük veriyle çalışan, yeni teknolojilere açık ve kendimi geliştirebileceğim daha büyük bir sistemin parçası olmaktı. Açıkçası çok da uzun sürmeden, GittiGidiyor’a kabul edildim. O dönem GittiGidiyor’un iş ilanlarında Jr. Yazılım Mühendisi ilanı yoktu ancak çok istekliydim. Kendimi tutamayıp Kıdemli Yazılım Mühendisi ilanı üzerinden başvurumu yaptım ve not olarak aslında kıdemli olmadığımı ancak junior olarak çalışabileceğimi belirttim. Hemen görüşmeye çağırıldım. Öncelikle insan kaynakları, ardından teknik mülakat ve son olarak anlaşma aşaması derken kendimi GittiGidiyor’ da buldum. Benim için inanılmaz bir deneyimdi.

 

6-GittiGidiyor’un en çok tercih edilen e-ticaret sitelerinden olmasındaki en önemli faktör nedir sizce? 

 

Başarılı ve tüketici tarafından tercih edilen sitelere ya da ürünlere baktığınız zaman sadece bir değil birçok faktörün bir araya geldiği bir yapı bulursunuz. Dolayısıyla tek bir faktör yok.

Çalışanların bir takım olarak hareket edebilmeleri, yeniliğe açık olmaları, adaptasyon kabiliyetleri, eBay değerlerini benimsemeleri, çok renkli ve çok sesli olmaları gibi özellikler bir araya gelince çıkan ürünün tüketici tarafından tercih edilmesi doğal bir sonuç oluyor.

 

7-Dijital pazarlama alanı da kendi içinde sürekli olarak değişime uğruyor. GittiGidiyor olarak bu süreçlere nasıl uyum sağlıyorsunuz, ne gibi yeniliklere gidiyorsunuz? 

 

Bahsettiğim gibi GittiGidiyor’un çevik bir ekibi var. Temelde bu uyumu yakalayabilmek için Agile çatısı altında ihtiyaçlarımıza yönelik metot ve yöntemleri kullanıyoruz. Geçtiğimiz yıllar içerisinde GittiGidiyor’da gerçekleşen ve gerçekleşmeye devam eden Agile dönüşüm, hızlı hareket edebilme kabiliyetimizi güçlendiriyor ve daha iyiye evrilmemizi sağlıyor. Bu yöntemlerin doğası gereği zaten bir harmoni yakalamış oluyoruz.

 

8-Türkiye’deki e-ticaret sektörünün gelişim sürecini diğer ülkelerle karşılaştırdığınızda ne gibi değerlendirmeler yapabilirsiniz? 

 

Türkiye’de ve dünyada e-ticaret sektörü hızla büyüyen bir alan. Yine de Türkiye’de çok daha fazla fırsat olduğunu dürüyorum. Pozisyonum gereği bu soruyu daha çok teknik açıdan değerlendirebilirim. Azımsanmaması gereken bir yolu kat ettik. Türkiye’de e-ticaret sektörü teknik anlamda gelişime ve yeniliğe çok açık. Sosyal medyadan içerik üreticilerine kadar birçok firmayı takip etme şansımız var. Gerçekten çok iyi iş çıkaran, radikal kararlar alarak alt yapılarını yenileyen, büyük veriyle performanslarını geliştiren çok sayıda firma mevcut. Yeni tekolojilere merakımız, ilgimiz ve adaptasyonumuz bu şekilde devam ettiği sürece de iyi işler çıkaracağımıza inanıyorum.

 

9-GittiGidiyor’da yeni mezunlar hangi alanlarda çalışma fırsatı bulabilir? 

 

Dönemsel olarak tabii ki ihtiyaçlar değişiyor, ancak hemen her alanda yeni mezunlar bizim için çok değerli. Hatta henüz mezun olmamış arkadaşlar için staj fırsatlarımız da mevcut. Genç arkadaşlarımız GittiGidiyor’u Linkedin üzerinden takip edebilir ve “kurumsal.gittigidiyor.com/stajyer” adresi üzerinden de staj başvurularını yapabilirler.

 

10-Son olarak üniversiteyi içerisi, iş hayatını da dışarısı olarak kabul ederseniz, dışarıda yani sektörde işler nasıl yürüyor? Hala içeride bulunan öğrenciler için dışarı çıkmadan önce neler yapmalarını tavsiye ederseniz? 

 

Dışarı çıkmak’ ya da ‘dışarda olmak’ için illa çalışıyor olmaya gerek yok. Bizim mesleğimiz için içeriyi ve dışarıyı birleştiren bir meslek diyebiliriz. Öncelikle bunun bilincinde olsunlar. Genç meslektaşlarım açık kaynaklı projelere katkıda bulunmak için mezun olmayı beklemesinler. İçinde bulunduğumuz çağın tadını çıkarsınlar. Denesinler, sürekli denesinler. Akıllarına gelen fikirleri hayata geçirmeye çalışsınlar, bolca başarısız olsunlar, bolca hata yapsınlar ki bu sayede bolca öğrensinler ve tecrübe kazansınlar. Kendilerine ait sosyal medya hesapları, gerçekten de kendilerini ve ilgi alanlarını doğru yansıtsın. Özgeçmiş, portfolyo ya da kişisel sitelerini güncel ve gerçeği yansıtacak şekilde tutsunlar. Artık işe alım süreci başlamadan kişiye ait bilgilere çok rahat ulaşılabiliyor. Bunu akıllarında tutsunlar. Sosyal etkinliklerden geri kalmasınlar. Kendilerini sadece yazılım alanında değil, disiplinlerarası geliştirsinler. Sektör içerisinde gerçekleşen etkinlikleri takip edip şimdiden bağlantı kurmaya çabalasınlar. Ve her şeyden önemlisi kendileri olsunlar. Bundan sonrası zaten kendiliğinden gelecektir.