Uğur Coşkun | Röportaj

           Merhabalar Uğur Bey sizi tanıyabilir miyiz? Akademik alt yapınız, sektör geçmişiniz, ilgi alanlarınız nelerdir?

      İTÜ Matematik Mühendisliği okudum. Meslek lisesinde bilgisayar bölümü okuduğum için meslek lisesinde yazılım konusunda ciddi bir bilgi birikimine sahip oldum. Daha sonra İTÜ’de okurken bilgi işlem merkezi, bilişim enstitüleri ve Ar-Ge laboratuvarlarında çalıştım. Linux, networking ile ilgili bilgi sahibi oldum. Özellikle Linux konusunda özel siber güvenlik şirketlerinde çalıştım. 1998 yılında üniversiteye girdikten sonra 2001 yılında şirket kurdum. Üniversitede okurken şirket kurmak zor bir durumdu. İş ile sınavlar ve dersler arasında seçim yapmak gerekiyordu. Bu şirketi kurduktan sonra Atlas dergisine, Doğan Holding’e, Digitürk’e, Alarko Holding’e işler, projeler yaptım. 2003 yılına geldiğimizde 30 kişiye yakın bir ekip oluşmuştu ve Digitürk’ün en çok çalıştığı şirketlerden biriydik. C++ ile kod, oyun yazan dinamik bir ekibimiz vardı. Digitürk için 70-80 oyun yaptık. 2006 yılına kadar oyun yazmaya devam ettik. 

Benim için bu iş hem keyif aldığım hem de para kazandığım bir işti. 2004 yılında M60 Tankı Şoför Eğitim Simülatörü ile Savunma Sanayii’ne giriş yaptık.2007 yılında oyun yazma işini bırakıp tamamen savunma sanayiine geçtik. Daha sonra da aşama aşama şirketimiz büyüdü ve gelişti 2019 yılında da ASELSAN ile ortaklığımız oluştu.

Üniversite yıllarınızı nasıl geçirdiniz?

Üniversite zamanlarını çok iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum. İTÜ Matematik ve Bilgisayar kulübünde görev aldım, daha doğrusu kulübün tüm işlerini yürütüyordum. Endüstri mühendisliği ile projeler yaptık, Web Teknolojileri Sempozyumu yaptık, yaklaşık 1000 kişi katıldı. Bununla birlikte 2000 yılında Wireless Teknolojileri Sempozyumu düzenledim ve fikrin oluşumundan sponsorluk bulmaya kadarki tüm sürece hakimdim.

Böyle bir şirket kurma fikri ne zaman aklınıza geldi, savunma sanayi planlarınız arasında mıydı?

2000’li yılların başında bu şirketi kurdum. O dönem para kazanmam gerekiyordu ya bir yerde bir işe   girecektim ya da kendi işimi kuracaktım. Kısacası şirket kurma fikri kendi paramı kazanayım, kendi işimi kurayım düşüncesinden doğdu. 2004 yılında gazete kupüründe savunma sanayiinin özel sektörle buluşacağı haberini gördük, o dönemde de Digitürk sıkıntılı bir dönemden geçiyordu. Biz de savunma sanayiinde de kullandığımız teknolojilerin işe yarayacağını düşünerek bu sektör girdik.

BITES’in benzer işler yapan diğer şirketlerden farkı nedir?

Biz özgün olmaya çalışıyoruz. Uluslararası şirketlere bakarak kendimizi geliştiriyoruz. İnovasyona çok fazla önem veriyoruz. Bir başlık değil yaşam tarzı, yaptığımız işlerde inovasyona dönük farklılaşma bizim için çok önemli. Dolayısıyla şu anki en büyük hedefimiz uluslararası anlamda anlamlı ve önemli bir şirket haline gelmek. Bu nedenle yurtdışı şirketlerin iş modellerini de örnek alıyoruz. Türkiye’de yıllarını bu işe harcamış birçok şirket var fakat şu andaki konsantrasyonumuz uluslararası anlamda ihtiyaç olabilecek iş modelleri ve teknolojiler üretmek.

Kariyeriniz boyunca karşılaştığınız en büyük zorluk neydi?

Her 3-4 senede bir büyük zorluklarla karşılaştım. 2001 krizi olduğu sırada ben yazılımla ilgileniyordum. 11 Eylül saldırıları olduğu zaman Atlas dergisi için Kızılderililerle ilgili büyük bir organizasyonun yazılımını biz yapıyorduk fakat Kızılderililer gelemedi. Bunun gibi ülkemizde para sirkülasyonun sıkıntıya girdiği birtakım olaylarla karşılaştım.

CEO olarak bir gününüz nasıl geçiyor?

Çok fazla toplantının olduğu bir programım var. Günümü olabildiğince verimli ve planlı geçirmeye çalışıyorum. Sorumluluklarını yerine getirebilecek, nitelikli bir kadromuz var. Bu insanları dinleyip onlarla karşılıklı görüş alışverişi yapıyorum. Tamamen onların inisiyatifine bıraktığım konular da oluyor, ben sadece koordinasyonda ve iş birliğini arttırıcı bir şekilde işi yönetmeye çalışıyorum. Bazı spesifik konulara odaklamadan konsantrasyonumu koruyarak ilerlemeye çalışıyorum.   

Pandemi döneminde bu durum değişti mi?

Korona döneminde XperMeet adlı bir uygulama geliştirdik.  İyi giden bir ürün geliştirme sürecimiz var, toplantılarımızı buradan gerçekleştiriyoruz. ASELSAN ile de çalışmalarımız olduğu gibi devam etti, herhangi bir duraklama olmadı. Bu dönemde yüzde yüz büyüdük.

Sizin gibi girişimcilik hayalleri/hedefleri olan gençlere önerileriniz var mı?

Sadece çok para kazanmak için girişimci olunmamalı, bir hayaliniz varsa girişimci olmalısınız. Çok rahat bir meslek değil, sürekli problemlerle uğraşmak zorunda                kalabiliyorsunuz. Gençlerin “Gerçekten ben bunu mu istiyorum, amacım bu mu?’’ sorusunu kendilerine sormaları gerekiyor. Sadece bir fikir bulmak değil, bu fikri geliştirmek,iş modeli kurmak ve çok çalışmak gerekiyor. Gerekirse ben kendilerine yardımcı olabilirim. Şirket olarak da içeride oluşan fikirleri destekliyoruz ve hayallerin gerçekleşmesi  için gerekli projeleri yapılandırmaya çalışıyoruz.