Yamaç Bayramin | Staj Deneyimi

SIEMENS CPO Staj Deneyimi

-Merhabalar, sizi tanıyabilir miyiz?

Merhaba! Ben Yamaç Bayramin. Dördüncü sınıf Endüstri Mühendisliği öğrencisiyim. Aslında toplam dört tane staj yaptım. İlkini birinci sınıfta yapmıştım, EEC Electronics adında bir tanıdığımızın şirketiydi. Sonrasında Duo’da ve Gram Equipment adında Danimarka menşeli bir şirkette stajımı yaptım, üretim stajıydı ikisi de. Dördüncü yaptığım staj da üçüncü sınıf sonunda yaptığım Siemens’teki stajdı.

-Siemens şirketinde yapmış olduğunuz stajdaki görevinizden biraz bahseder misiniz?

 

Benim Siemens’te staj yaptığım departman RPO diye geçiyordu, Regional Process Office tam adı. Bu ofis süreçleri ele alıp bu süreçlerin otomasyonları üzerine uğraşıyordu ve bunda farklı yazılımlar kullanıyordu. Örneğin UiPath, Tableau, Blue Prism gibi otomasyon programları. Ama bunun yanında departman önce sürecin analizini yaparak başlıyordu işe, bu sürecin analizi için iki tane iş analisti vardı. İş analisti süreçte neyin olduğunu detaylı olarak inceleyip sonrasında analiz çıkarıp bu sürecin nerelerinde otomasyon yapılabileceğini düşünüyordu ve bununla ilgili bir rapor hazırlıyordu. Eğer mümkün (feasible) olursa gerçekleştirilebilecek otomasyonlar, otomasyon mühendisleri otomasyon aşamasına geçiyorlardı. Otomasyon mühendislerinin hepsi farklı bir software kullanıyordu. Başlıcaları dediğim gibi; Tableau (özellikle görselleştirme için kullanılıyordu), Blue Prism (daha çok kompleks programların otomasyonu için, kodla yazılıyor bu da), UiPath de daha çok flow üstünden tek akış yapılarak programın neyden neye geçeceğini söyleyerek yapılan bir otomasyon süreci oluyordu. 

 

-Staj sürecinde karşılaştığınız zorluklar nelerdi, bunları nasıl aştınız?

 

Staj süresince karşılaştığım en büyük zorluk… Bizim bir raporumuz var, staj raporu. Bu staj raporunda neredeyse her şeyi istiyorlar. Her şeyi istedikleri için sadece bizim departmana özel şeyleri o departmandaki insanlardan alabiliyordum. Diğer insanlardan belli şeyleri almam gerektiği zaman departmanın dışına çıkmam gerekiyordu, onlar da beni tanımadığı için onlarla tanışmam, kendimi tanıtmam ve neden burada olduğumu söylemem gerekiyordu. Ama departmandaki insanlar bu konuda da yardımcı oluyorlardı, söylüyorlardı bilgi almak istediğim zaman. Onun dışında software’lere yabancıydım, daha öncesinde hiç UiPath ya da Blue Prism’i falan duymamıştım. Onlara adaptasyon süreci gerekti, yani şu an mesela Blue Prism’i tam olarak bilmiyorum ama UiPath’i kısmen de olsa öğrenebildim. Bu uzun bir süreçti çünkü daha önce alışmadığımız bir program kullanımına sahip bu iki program da. En büyük zorluklar bunlardı, software kullanımı ve insanlardan bilgi alabilmek. 

 

-Yaptığınız staj boyunca size ne tür fırsatlar ve sorumluluklar verildi?

 

Bana verilen işlerin en büyük artısı birçok işi gözlemleyebilmem ve farklı projelerde yer almamdı. En çok gurur duyduğum işse VBA kodlarının yazılmasıydı. Satış tarafıyla ilgili bir otomasyon süreci vardı ve otomasyon sürecinin bir parçasını- excel de olan kısmını- VBA koduyla yazmıştım.Bu iş yaklaşık bir hafta sürmüştü. Onun dışında başka bir projede bana bir buddy atanmıştı ve maillerin yı pad üzerinden otomasyonuyla ilgili bir kısımda çalışmıştım. Staj yaptığım departman göreceli olarak yeni bir departmandı, çok fazla tanınmıyordu, yaklaşık bir buçuk-iki sene önce kurulmuştu. Dünyadaki diğer RPO departmanlarına baktığımızda Siemens’tekini yeni kabul edebiliriz. Ben stajımı yaparken departman kurulalı henüz 6 ay olmuştu, bu yüzden departmanın diğerlerine tanıtılması gerektiği düşünülüyordu. Departmanın nesi ön plana çıkarılabilir, RPO’ yu nasıl tanıtabiliriz gibi sorular sonucu bir video çekimi olmuştu. Daha önce hiç böyle bir video hazırlamamıştım, farklı bir deneyimim oldu. Genelde departmanın tanıtılmasında ve projelerde yapılan küçük işlerde görev aldım.

 

-Stajınızı yaptığınız Siemens şirketindeki stajyer alım süreçlerinden biraz bahsedebilir misiniz?

 

Stajyer alım süreci şubat sonu-mart başı gibi başlamıştı.İlk olarak sizden bir tercih yapmanız bekleniyor bu süreçte. Benim ilk tercihim tedarik zinciriydi, ikinci olarak ODTÜ’deki ar-ge merkezine başvurmuştum. Ama sizi tamamen farklı bir yerde de staja alabilirler ki bende öyle oldu.RPO tercihlerim arasında değildi, yine de iyi bir atama olduğunu söyleyebilirim. Hatta söylediklerine göre tedarik zincirinden çok daha iyi bir atama, tedarik zincirinde yapılan tekdüze işlerin biraz sıkıcı olduğu söylenebilir. Bu yüzden onların bu atama sürecini başarılı buldum. Sonrasında sizden bir cv yüklemenizi ve basit birkaç test sorusunu cevaplandırmanızı istiyorlar. Bu ilk aşamadan hemen sonra gerçekleşiyor. Sonra kişilik testinden geçiyorsunuz, en son olarak da insan kaynaklarının sizi değerlendirdiği aşamada Siemens hakkında bildiklerinizi anlattığınız bir video mülakatı oluyor. Burada sanırım 3 soru vardı. Siemens’in hangi alanlarda çalıştığı ve hangi sektörlerde olduğu üzerine detaylı bir soru vardı. Spesifik olarak bu sektörlerde Siemens’in ne yaptığını soruyordu, bu yüzden sürecin başında ön araştırma yapmak oldukça faydalı. Siemens bildiğimiz gibi sadece ev eşyası üretmiyor, aslında bu üretimi de Siemens yapmıyor. Ev eşyalarını Bosch ve Siemens Ev Aletleri diye geçen BSH’a bağlı bir şirket yapıyor. Siemens AG ya da Türkiye’deki adıyla Siemens AŞ’ nin yaptığı farklı sektörlerde akıllı sistemler ya da digital infrastructure dediğimiz sistemler.Örnek olarak tren yollarının akıllı hale getirilmesi, farklı enerji türlerinin dönüştürülmesi, bunlar için altyapılar kurulması gibi projeleri verebilirz.Çok farklı alanlarda iş yapması nedeniyle Siemens’in hangi kolunda staj yapmak istediğinize göre araştırma yapmanız faydalı olur ve mülakatta sizi öne geçirir.

 

-Staj yaptığınız RPO departmanında çalışmak isteyen bir kişide olması gereken özellikler nelerdir?

 

Ben bu özellikleri çalışanlardan örnek vereyim. Depatmanın başındaki kişi İTÜ Endüstri Mühendisliği mezunuydu buna ek iki endüstri mühendisi daha vardı; elektronik haberleşme, elektrik elektronik, bigisayar mühendisi vardı; Marmara Üniversitesinde yazılım mühendisliği ve işletmeyi kapsayan bir bölümden mezun 3 arkadaş vardı. Aslında departmanda beklenen şey yazılımlara yabancı olmamak ve onları çabuk kavrayabilmekti. Kişinin bir otomasyon programı kullanma geçmişi olması bekleniyor. Eğer spesik olursa ve yı pad üzeinde olursa daha da iyi. Ben stajıma başlamadan bir hafta önce işe alım olmuştu, Bilkent Elektrik Elektronik Mühendisliği mezunu, Deloitte ve Accenture’de çalışmış, Blue Prism ve Yı Pad i çok iyi bilen, otomasyon süreçlerinde de uzmanlaşmış, bir- bir buçuk sene çalışmış biriydi. Bu özellikler departmanın onu tercih etmesinde büyük etken olmuş. Yeni mezunları da işe alıyorlar, endüstri mühendislerini iş analisti olarak da bulundurabiliyorlar. Örneğin Yıldız Teknik Üniversitesinden bir endüstri mühendisi iş analisti olarak süreci analiz edip nelerin otomasyona çevrilebileceğine bakıyordu. Sonuç olarak tüm çalışanlarda gördüğüm en önemli özellik programlamalara yabancı olmamak ve süreci iyi analiz edebilmek. Sadece proglamlama bilmek de yetmiyor, süreçte ne yapılmak istediğini anlamazsanız programladığınız şey doğru çıktı vermeyecektir. Programladığınız şeyi insanlara anlatmanız da önemli, çünkü onu siz kullanmayacaksınız. Bu sadece basit bir kodlama yapıp kendiniz kullanacağınız bir şey değil. Başka insanların kullanabileceği otomasyon süreçleri yapıyorsunuz bu yüzden programı insanlara iyi anlatmanız gerekiyor. Bu sebeple bu departmanda çalışmak için iletişim becerisinin de yüksek olması gerekiyor.

 

-Staj yaptığınız şirkette stajyer olmanın aynı şirkette işe alımda ne gibi avantajları var?

 

Sadece departman bazlı konuşmayayım. Siemens çoğunlukla önce staj sonra part-time sonra da iş teklifi üzerinden işe alım yapan bir şirket. Olabildiğince part-time ya da staj yapanlara iş imkanı sağlamaya çalışıyorlar. Tabii ki son 1-2 senede işe alım belli bir seviyenin altına düşmüştü ama yine de bunlara öncelik veriyorlar, onlarla çalışanlar. Burda İstanbul’da okuyanların avantajlı olduğunu söyleyebilirim, özellikle part-time çalışma konusunda. Dönem içinde orda çalışabiliyorlar. Çalışan kişilere de muhtemel bir pozisyon teklifiyle geliyorlar sonunda. Ama bu aynı departmanda olmayabilir farklı bir departmanda da pozisyon teklifiyle gelebilirler. Örneğin departmanı part-time çalışan birine başka bir departmanda pozisyon olduğu için “Seni buraya çalışan olarak alalım.” teklifiyle de gidebilirler. Bu tamamen şirketin o anki talebine bağlı. Ama bunun şöyle bi artısı oluyor orada, onlarda yarattığın izlenim çok önemli. Part-time’da ne iş yaptığın, çıkardığın sonuçlar onların değerlendirmesine göre iyi işse, olumlu değerlendirebiliyorlarsa muhtemel bir iş teklifiyle geliyorlar. Bu yüzden oldukça olumlu bu şirkette.

 

-Sizinle aynı deneyimi yaşamak isteyen arkadaşlarımıza staj konusunda bir tavsiyeniz var mıdır?

 

Şöyle söyleyeyim o zaman başka şirketlerde staj yapan arkadaşlarımdan da örnek vereyim. Ben mükemmel bir staj oldu diyemem. Tabii ki eksikleri vardı belki 5 üzerinden 4 verilebilecek bir stajdı ama arkadaşlarımdan aldığım diğer geri dönüşlerde çok daha kötü stajların olduğunu duydum. Mesela çok kurumsal olan bir otomobil firmasında sadece dergi okuyarak geçen arkadaşlarım oldu stajında. Yani sadece markaya aldanmak bu yüzden çok doğru değil. Ben daha önceden staj yapmış insanlarla iletişime geçemedim ama bunu yaparlarsa bu çok daha verimli olcaktır diye düşünüyorum stajları anlamında. Çünkü çok büyük kurumsal şirketler bazen sizle ilgilenemeyebiliyorlar yani siz stajyer olduğunuz için. Stajyere nasıl davrandıkları çok önemli. Sadece şirket de değil, bulunduğunuz departman da çok önemli. Bulunduğunuz departmanda size eğer çok iş verilemzse sizin yapabileceğiniz çok fazla bir şey kalmıyor. Siz sürekli bir yerlerden koşturmak zorundasınız ama sizle ilgilenen bir departman olursa bir şirkette çok daha verimli bir staj geçirirsiniz, çok daha bir şey öğrenirsiniz o stajdan. Bu yüzden tavsiyem olabildiğince şirketin stajyerlere nasıl bir görev verdiğini, nasıl davrandığını önceden öğrenebiliyorlarsa öğrensinler. Çünkü markaya kanıp; bu marka çok büyük, burda staj yapmak çok mantıklı demek her zaman doğru değil bazen çok kötü stajlar geçirebiliyorsunuz buna kanarak. Ben kendi stajlarımdan örnek vereyim …daki stajımda ben nerdeyse hiçbir şey yapmadım. Gerçekten hiçbir görev de vermiyorlardı, çok bir şey de bahsetmiyorlardı. Sizin sürekli pushlamanız gerekiyordu, sürekli sorgulamanız gerekiyordu. Ondan da bir yere kadar öğrenebiliyordunuz. Ama Siemens’de böyle olmadı. Yani sorduğum zaman sorularıma tatmin edici cevaplar alabiliyordum. Evet, her zaman ilgilenemiyorlardı bu normal bir şey şirketin yapısı gereği. Sizden sorumlu biri sadece sizden sorumlu değil aynı zamanda sorumlu olduğu işler de var bunlara da odaklanıyor. Ama ne kadar size değer verebilirlerse, ne kadar vakit ayırabilirlerse o kadar verimli bir staj geçirirsiniz. Bunun tek yolu da onla daha önceden staj yapmış insanlarla iletişime geçmeniz, nasıl olduğunu sorgulamanız, birinci ağızdan bunları duymanız en önemlisi. Eğer böyle bir imkanınız yoksa belli şeyleri mülakat sırasında direkt insan kaynaklarına sorabilirsiniz. Bundan çekinmemek gerekiyor. Yani şuna şöyle bakış açınız nedir; çünkü sadece size soru sorulan bir yer değil mülakat sizin de öğrendiğiniz, şartların sağlanıp sağlanmadığını öğrendiğiniz bir yer. O yüzden bence geri kalmasınlar, zaten eğer orda size kötü davranırlarsa o şirkette çalışmak çok mantıklı değil demektir bence.